|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
OGÜN: Anımsanan, belirli bir günde doğan kimse OĞRUN: Gizli, kimseye sezdirmeden OĞUL: Erkek evlat; Hanedan ve soy belirtmede kullanılır OĞULCAN: Can dost OĞUZ: İyi huylu kimse OKTAR: Ok atan, okçu OLCAY: Mutlu, ongan OLCAYTO: Şanslı OLGAÇ: Olgun, yetişkin OLGUN: Bilgi ve görgüsü gelişmiş, kamil ONAT: Özenli,düzgün, uygun; Yararlı; Dürüst, iyi ahlaklı ONATKUT: Kutlu insan, özünde dürüst ve iyi olan ONAY: Uygun bulma ONGAN: Özlem ve istekleri yerine gelmiş, mutlu ONGUN: Çok verimli, mutlu ONUR: Özsaygı, içdeğer; Şeref, haysiyet ORÇUN: Ardıllar, halefler ORHAN: Kent kağanı ORKUN: Orta Asya Türklerinin en eski yazı türü OYTUN: Kutsal ÖCAL: Yapılan kötülüğün acısını çıkar ÖĞÜT: Birine doğru,uygun yol göstermek için söylenen söz ÖKTEN: Akıllı, bilgili, kahraman ÖMER: Dirilik, canlılık, yaşama, ömür sürme; İslam'ın ikinci halifesi Hz. Ömer'in adı ÖMÜR: Hayat ÖNAL: Önde ol, üstün gel ÖNCEL: Bizden önce yaşamış olanlar ÖNCÜ: Bir hareket veya düşünce akımını başlatan ÖNDER: Topluluk davasında önde giden, yönlendiren kişi, lider ÖNER: Önde giden er; Önermek eyleminden öner, tavsiye et ÖNEY: Önde olan, üstün ÖNSEL: Hiç bir denemeye dayanmayan, yalnız akıl yoluyla yapılan ÖRSAN: Yüce adı olan ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kimse ÖZALP: Öz yiğit, gerçek yiğit ÖZAY: Gerçek ay ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili ÖZEN:Bir işin elden geldiğince iyi yapılmasına çalışma, ihtimam ÖZENÇ: İstek; İmrenme ÖZER: Gerçek er, özü er olan ÖZGEHAN: Cana yakın, sıcak kanlı han, yürekli han, cesur han ÖZGENÇ: Kişiliği genç olan ÖZGÜN: Nitelikleri bakımından benzeri olmayan, eşsiz ÖZGÜR: Herhangi bir koşul veya biçime bağlı olmayan, başına buyruk, hür ÖZKAN: Soylu kan, gerçek kan, temiz kan anlamında |